LİMON KREMALI LİMONLU KURABİYE

 
 
 
 
Narenciyeli tarifler haftamız sekteye uğramasın diye çabalıyorum. Çünkü evde iki tane hasta var. Epeyce koşuşturuyorum. Bir fırsat yaratıp yazıyorum şimdi.
 
Dün limon kreması tarifi vermiştim. Bu tarifte o nefis kremayı kullanacağız.
 
 
MALZEMELER:
 
* 120 gr tereyağı
* 1 yumurta sarısı
* 1,5 çay bardağı pudra şekeri
* 1 limonun ince rendelenmiş kabuğu
* 1 çay kaşığı kabartma tozu
* 1 fiske tuz
* 2 su bardağından bir parmak az un
 
YAPILIŞI:
 
- Oda sıcaklığındaki tereyağını şekerle birlikte çırpın. Yumurta sarısını ve limon kabuklarını ekleyip bir dakika daha çırpın.
 
- Un, tuz ve kabartma tozunu koyup yumuşak bir hamur yoğurun.
 
- Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizle yuvarlayıp yassılaştırın. Ortasını parmağınızla çukurlaştırın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 160 derecedeki fırında 15-20 dakika pişirin. Altları kızarıp üzerleri beyaz kalacak.
 
- Kurabiyeler soğuyunca ortalarına limon kreması koyun.
 

LİMON KREMASI - LİMON LORU



Narenciye haftamızın ilk tarifi limon loru ya da limon kreması (lemon curd). Yurtdışı kaynaklı tariflerde bolca kullanılan bir krema. Doğrusunu isterseniz içindeki malzemeleri okuduğumda nasıl bir tadı olabilir, kesin yumurta kokuyordur diye önyargı ile yaklaşarak hep uzak durmuştum. ama merakım ağır bastı ve kötü olursa ne çıkar, bu kadar insanın bir bildiği var ki yapıyorlar diye düşünerek yarım ölçüyle yaptım. Sonuç: limon sossuz boşa geçmiş onca zaman :))) Tadına bakmak için bir kaşık alıyorsunuz ama bir kaşıkla kalamıyorsunuz. Ekşi, tatlı, kremalı değişik ve çok lezzetli. Hazırlayıp, steril bir kavanoza koyarsanız 2 hafta saklayabiliyorsunuz. Elinizin altında bulundurun bu sosu bence. Yarın bu sosun kullanıldığı bir tarif geliyor.

Tarifi güvendiğim bir kaynaktan yapmak istedim. Sevgili Aslının bloğu Dokuzuncu Bulut'tan aldım tarifi. Aslı'ya çok teşekkür ederim  :)


MALZEMELER:

* 100 gr tereyağı
* 1 su bardağı şeker
* 2 yumurta
* 2 limon
* 1 yemek kaşığı nişasta

YAPILIŞI:

- Limonların kabuklarını çok ince rendeleyip küçük bir tencereye koyun. Limonların suyunu da sıkıp ilave edin. Şekeri, yumurtaları, nişastayı da koyarak tel çırpıcı ile karıştırarak kısık ateşte pişirmeye başlayın. Karışım koyulaşıp göz göz olunca altını kapatın. Tereyağını ilave edin ve eriyene kadar karıştırın.

- Steril kavanozlara ( kavanozları kaynayan suda 5-10 dakika kaynatarak sterilize edebilirsiniz) doldurun, ağzını kapatıp buzdolabına kaldırın.

Yapımı kolay, yemesi zevkli kremanız hazır:) Afiyet olsun.

NOT: Yumurta kokusu olabilir diye ben çok taze yumurtalar kullanmaya dikkat ettim.




NARENCİYELİ TARİFLER



  Günaydın, herkese güzel bir hafta diliyorum :) Biliyorsunuz bu hafta narenciyeli tarifler vereceğim. Bu aralar portakalla özellikle de limonla çok haşır neşirim. Bazı akşamlar limonu doğrayıp tuzlayıp yiyorum. Şimdi yazarken bile ağzım sulandı hatta. Portakal deseniz zaten bayılıyorum. Her portakal kesişimde içime kokusunu çekiyor ve ne kadar şanslı olduğumuzu düşünüyorum bu güzelliklere sahip olduğumuz için. Portakalların ve limonları kabuklarını bile atmaya kıyamıyorum, değerlendirmeye çalışıyorum. Mutfağa tatlı yapmaya gittiğimde elim hep portakala limona gidiyor bu aralar.. Hal böyle olunca ben de narenciyeli tarifler konulu bir hafta yapmalıyım diye düşündüm.Adet olduğu üzere geçmişte yaptığım bazı tarifleri paylaşmak istedim öncelikle. Siz hazırladığım kolajlara göz atarken ben de yeni tarifleri yayına hazırlayayım.




1- PORTAKALLI HAVUÇLU KEK
2- LİMONATA
3- LİMONLU BİSKÜVİ TATLISI
4- KAN PORTAKALLI ÇİKOLATALI KEK
5- LABNELİ LİMONLU KEK
6- MANDALİNALI ALT ÜST KEK




1- PORTAKALLI SÜTLÜ TATLI
2 PORTAKALLI KOLAY KREM KARAMEL
3- PORTAKALLI KAKAOLU KEK
4- PORTAKALLI KURABİYE
5- PORTAKALLI TİRAMİSU
6- MANDALİNALI MISIR UNLU KEK
7- LİMONLU BEYAZ ÇİKOLATALI CHEESECAKE
8- LİMONLU BEZELİ CUPCAKE


Ayrıca burada fotoğrafı olmayan şu tariflere de göz atabilirsiniz :

PORTAKALLI PANCAKE
PORTAKALLI KUP
PORTAKALLI CHEESECAKE
ÇİKOLATA SOSLU PORTAKALLI KEK



Bİ' ÇAYINI İÇERİM ANACIM!




Dost sohbetlerinin en sevilen içeceği olan çay, ocakta kaynadıkça, bir yandan da insanları birbirine kaynaştırır. "Çay var" sözü bile tek başına mutluluk sebebi değil midir çoğumuz için?

Her tazelediğinizde aynı keyfi ve sıcaklığı sunması da ekstra güven verir sanki insana. Bu haliyle size karşı duygularının hiç değişmeyeceğinden emin olduğunuz bir sevgili gibidir çay... 
Bazen kısa bir molada ayak üstü yapılan muhabbetlere, bazen uzun saatler süren yorucu toplantılara, bazen de ev gezmesi yapan hanımların pastalarına, böreklerine yarenlik eder. Öğrenciler için ise sınav zamanlarının resmi içeceğidir çay... Bir işe başlamadan önce motivasyon aracıdır. Bir düşünün şimdiye kadar "Haydi bi' çay koyup, sonra başlayalım" dediğiniz ne çok şey olmuştur.
Akşam yorgun argın, işten eve dönüş yolunda, "Olsa da içsek" hayalleri kurdurur insana. "Suyunu yeni koydum, az bekle ki demlensin" sözü, sanki zamanı durdurur o anda. Oysa "Çayım hazır", müjdeli bir haber gibidir tiryakisine.


 
 
İlla ki ince belli cam bardakta içileni daha makbuldür. Dumanı hala tüten, taze demlenmiş tavşan kanı çayla dolu o sıcak bardak, adeta bir ritüel eşliğinde, en tepesinden baş ve işaret parmaklarının ucuyla tutulup, dudağa götürülürken, serçe parmak da istemsizce havalanır keyiften.  Bir kaç bardaktan sonra bile "Bi' çay daha?" diye sorsalar, "Alırım vallahi!" ya da "Eh! Koy da içeyim madem" cevabını duymaya nasıl da alışıktır kulaklarımız...
"Akşama müsaitseniz, bir çayınızı içmeye gelelim diyoruz" tabiri ise nazik olduğu kadar samimi ve yaygın bir kendini misafir ettirme yöntemidir dostlar arasında...

Kahvaltının yıldızı, öğlen yemeğinin tamamlayıcısı, beş çaylarının olmazsa olmazı, akşam yemeklerinin hazmı kolaylaştırıcısı, "bi çayınızı içmeye uğradık"la başlayan iş yeri ziyaretlerinin sıcak bahanesidir "Çay".


 
Bu kadar sevildiği ve çoğu zaman üç yudumda hızlıca tüketildiği için, sık sık taze olarak demlenmesi gerekir ya hani? İşte o kısmı biraz meşakkatlidir aslında. Demlikte kalan eski çayın posasını dökeceksin de, iyice temizleyeceksin ve yeni çayı demlenmeye bırakacaksın ki tadı acılaşmasın. Tüm bunlarla uğraşmak istemeyenler için en iyi çözüm ise demlik poşetler... Ama gerçek bir çay tiryakisini memnun etmek istiyorsanız, içinde gerçek dökme çay bulunan zengin dem kullanmalısınız. Ofçay'ın Hazine Zengin Dem'i tam aradığınız gibi işte. Hem de bu sayede çayları bardağa dökerken, her seferinde bir de süzgeçle uğraşma derdi de yok. Sadece çay keyfi var, mis gibi...

Kışın insanın içini ısıtan, yazın ferahlık vererek harareti gideren, her daim samimi sohbetlere eşlik eden ve saat sınırı olmaksızın, canınız her istediğinde içilebilen bu mis kokulu mucize içeceğin keyfi, Ofçay'ın köşeli büyük boy demlik poşet içinde sunulan yeni ürünü "Hazine Zengin Dem" sayesinde artık daha da artıyor.


Bilindik yuvarlak demlik poşetlerin aksine, Ofçay'ın köşeli ve büyük boy olarak hazırladığı bu yeni demlik poşetlerin içinde "gerçek dökme çay" bulunduğu için, 1 poşetten, 10 bardak çay çıkıyor.  Hem en tiryakisini bile memnun edecek gerçek bir lezzet sunduğundan, hem de demlik temizleme ve süzgeç kullanma gibi zahmetlerden kurtardığından, özellikle bir-iki bardak çayla yetinemeyenler ya da kalabalık misafirleri gelenler için gerçekten büyük kolaylık. Bu sayede siz, sevdiklerinizle muhabbetin tadını çıkarın, misafirleriniz de Ofçay'ın :)



Bu içerik http://usengecsef.blogspot.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

DIZMANA

 

dızmana göçmen böreği tarifi

Günaydın :)) Bu gün her zamanki gibi erkenden kalktım. Kahvaltıyı hazırlamadan önce geçen hafta yaptığım dızmana düştü aklıma. Mutfağa gidip yapsam mı dedim ama hafta içi o kadar zamanım yok diye düşünerek hafta sonuna erteledim. Yapamıyorum bari tarifini yazayım o halde :)

Dızmana ya da gıcmana, bir göçmen çöreği. Küçükken muhacir komşularımızda yemiş ve bayılmıştım. O kadar çok yemiştim ki çok gülmüşlerdi bana. Büyüyene kadar onları tatillerde ziyaret ederdim ve bana her gitmemde mutlaka yaparlardı. En çok da kokusunu sevdiğimi hatırlıyorum. O zaman tarifi almış ama bir yere not etmemiştim. Hatırladığım kadarıyla yaptım ben de. Onlar üzerinin sosuna kaymak koyduklarını söylemişlerdi. Püf noktası buymuş. Siz kaymak yoksa tereyağı da koyabilirsiniz.

Dızmanayı bu şekilde içsiz olarak ya da küçük hamur toplarının içine istediğiniz içi koyarak da pişirebilirsiniz.






MALZEMELER:

* 1 yumurta akı
* Yarım su bardağı ılık süt
* Yarım su bardağı ılık su
* Yarım paket yaşmaya
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı toz şeker
* Aldığı kadar un (2,5 - 3 su bardağı)

SOSU İÇİN:

* 1 yumurta sarısı
* Yarım su bardağı yoğurt
* Yarım çay bardağı sıvıyağ
* 3 çorba kaşığı kaymak ya da eritilmiş tereyağı
* 2 çorba kaşığı süt



YAPILIŞI:

- Hamur yoğurma kabına yumurta akı, tuz, ılık sütü koyup karıştırın. Mayayı ılık su ve şekerle karıştırıp eritin. Diğer karışıma ilave edip karıştırın. Unu azar azar ilave edip yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. Hamurun yumuşak kıvamlı olması önemli.

- Hamurun üzerini strech filmle kapatıp ılık bir yerde mayalanması için 1 saat bekletin.

- Mayalanıp iki katı kabaran hamurdan küçük ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, yuvarlayıp tepsiye yan yana aralarında birer cm boşluk kalacak şekilde dizin. Üzerini tekrar kapatıp yarım saat daha mayalandırın. Süre sonunda aşağıdaki fotoğraftaki gibi kabarıp birbirlerine yapışacaklar.



- Sos malzemelerini bir kasede karıştırıp hamurların üzerine her yerini kaplayacak şekilde dökün.




 - Önceden 180 derece ısıtılmış fırında üzerleri iyice kızarana kadar pişirin.

NOT: Ben bu tarif için 30*45 cm.lik bir fırın kabı kullandım. Büyük dikdörtgen borcam da kullanılabilir.

Afiyet olsun :)



Mayalı hamurla ilgili tecrübe sahibi değilseniz daha önce yazdığım aşağıdaki yazıyı okuyabilirsiniz:

MAYALI HAMUR HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI





ZEYTİNLİ FOUGASSE






Temalı haftalar için hazırlayıp arşive attığım çok fazla tarif var elimde. Makarna tarifleri, krep tarifleri, pasta tarifleri, hamurişleri - ekmek tarifleri ve narenciyeyle yapılan tarifler konulu haftalar yapmayı planlıyorum.  Hangisinden başlayayım bilemedim doğrusu.  En iyisi mevimi geçmeden gelecek hafta,  narenciyeyle yapılan tarifleri yayınlamak olacak galiba. Yani haftaya bol bol limonlu, portakallı , kumkuatlı tarifler verecek mis gibi kokutacağım burayı :)

Hamurişleri ve ekmek tariflerimi daha fazla bekletmeden ara ara yayınlayacağım. İlk sırayı bu muhteşem lezzete vermek istedim. Bu kadar az ve bildik malzemelerle böyle bir lezzet ... Fırından çıkarınca kokusuna dayanamayıp fotoğraf çekimini tamamlamayı bekleyemeden ucundan koparıp yemeye başladık biz. Bu tarif benim gurme oğlumun isteği üzerine yapıldı.  Genellikle yaprak şeklinde hazırlanan fougassenin yapımı kolay, hiç üşenmeyin... Mayalı hamurla aranız iyi değilse daha önce yayınladığım şu yazıyı okuyun lütfen :

 MAYALI HAMUR HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI
 
 
 
MALZEMELER:
 
* 3- 3,5 su bardağı un
* 1 su bardağı ılık su
* 2 tatlı kaşığı instant maya veya yarım paket yaşmaya
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı şeker
* 2 çorba kaşığı zeytinyağı
* siyah ve yeşil zeytin
* taze ya da kuru kekik
 
 
 
YAPILIŞI

- 3 su bardağı un, tuz, şeker ve mayayı karıştırın.  Ortasını havuz gibi açıp su ve zeytinyağını koyun. Yaş maya kullanacaksanız mayayı ılık suda eritip ilave edin.Kenarlarından unları yavaş yavaş alarak elinizle hamuru yoğurun. Hamur yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur olmalı. Çok cıvık olduysa kalan yarım bardak unu da koyun ve iyice yoğurun. Hamurun üzerini örterek ılık bir yerde mayalanmaya bırakın. Dilerseniz hamuru karıştırıp yoğurma işlemini tencerede yapabilirsiniz. Mayalarken de kapağını kapatıp dilerseniz ılık fırına koyabilir ya da ocağa koyup altını çok az ısıtabilirsiniz.
 
- Mayalanıp iki katı kabarmış hamuru tekrar yoğurun ve iki parçaya ayırın. Hamuru elinizle, yaprak şeklinde açın. Keskin bir bıçak yardımıyla yaprağın damarlarını kesin. bıçak hamura yapışıyorsa ıslatabilirsiniz. Kestiğiniz yerleri elinizle genişletin.
 



 
- Hamurun üzerine zeytinyağı sürüp zeytinleri yerleştirin.
 
- Önceden ısıtılmış 180 deredeki fırına koyup altı ve üzeri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkınca dilerseniz tekrar zeytinyağı sürün ve tuz ve kekik serpin.




- Soğutmadan sıcak sıcak tüketin. Zaten çok bekleyemeyeceksiniz. Afiyet olsun.

Bu tarifi sevdiyseniz şunlara da göz atın:

FOCACCIA

PATATESLİ FOCACCIA

ZEYTİNLİ BİBERİYELİ FOCACCIA







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...